Onun
gibisi yok. Ben görmedim hiçbir diyarda, hiçbir yerde. Gittim, gezdim, gördüm
nice yerleri ama yok. Aradım, taradım bulamadım onun gibisini. Memleketim. Ne
de güzelsin sen. Ufak bi gezintiye çıkarayım sizleri bu yazımda. Belki gitme
fırsatınız olmadı, yolunuz düşmedi. Ama hayatta gidip görülmesi gereken bir yer
Kayseri.
Uzun ve
yorucu bir yolculuk başlar önce. Ama gidilen yerin güzelliği daha şehrin
girişinde gösterir kendini. Muhteşem görkemiyle Erciyes Dağ karşılar sizi. Yakınlaştıkça
uzaklaşan, uzaklaştıkça yakınlaşan Erciyes Dağı tepesi puslu, uzaklardan
gelenleri selamlar önce.
Bütün
yorgunluğunuz biter bu büyülü şehre geldiğinizde. Yabancılık çekmezsiniz bu
kentte. Kayserili yardımseverdir, tertemizdir. Bu kente geldiyseniz önce
Erciyes’e gitmelisiniz. Tabi bu yolculuğu kışın yapmanız daha iyi olur.
Bembeyaz örtüsüyle Erciyes unutturur size bütün acılarınızı. Erciyes Dağı’nn
eteklerindeki Sultan Sazlığı ve Yahyalı ilçesindeki Kapuzbaşı şelaleleri
gidilip görülmesi gereken diğer bir yer. Temiz bir hava, kır lokantalarının ve
kafelerinin yer aldığı güzel bir mekan.
Medeniyetlere
beşiklik yapmış olan her adımınızda tarih kokan bir şehir Kayseri haliyle
tarihi mekanlarını gezmeden olmaz. Şehrin merkezi eski ile yeninin bir
sentezidir. Cumhuriyet Meydanı’nda sizleri Anadolu Selçuklu zamanından kalma
kale karşılar. Hemen arkasında kapalı çarşısı, yan tarafında muazzam görünümlü
bir camii vardır. Büyük alışveriş merkezleri, hanları, hamamları, konakları. Ve
gelmişken kesinlikle gitmeniz gereken diğer bir yer Mimar Sinan’ın dünyaya
gözlerini açtığı ev ve Atatürk’ün Kayseri ziyaretinde kalmış olduğu evidir.
Mevlana’nın
hocası Seyyid Burhaneddin Türbesi görülmesi gereken diğer bir yerdir. Anlayacağınız
nereye adımınızı atarsanız atın tarihten kalma bir şeyler bulursunuz bu
şehirde.
Kayseri
havasıyla, suyuyla, insanıyla bir başkadır. Yaşanılası şehir Kayseri.
GAMZE ASLAN
GAMZE ASLAN